Ünye, III. Uluslararası Çocuk Koruma Kongresi

Ünye

ÜNYE
Doğu Karadeniz'in giriş kapısı olarak kabul edilen bir sahil kentidir. Ordu iline bağlı bir ilçedir. Nüfusu yaklaşık 120.000 kişidir. Asıl geçimini tarım ürünlerinden sağlar, fındık en önde gelen üretim nesnesidir. Fındık kırma, paketleme ve işleme fabrikaları yanında fındık ticareti, çimento fabrikası, bentonit üretimi ve işlenmesi, balıkçılık gibi uğraşlar, Ünye Limanı vasıtasıyla deniz ticareti ve tarihi İpek Yolu bağlantısı ile İç Anadolu'ya kara ulaşımı sağlayan canlı bir turizm ve ticaret kenti durumundadır. Kentin tarihsel geçmişi Antik Çağ'a kadar gider.

ÜNYE KALESİ
Ünye-Niksar yolu üzerinde ve İlçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Sarp, ele geçirilmesi zor bir yükselti üzerine kurulmuştur. Tortul bir kayaçtan oluşan bu tepe, kireç taşındandır. Dört kademe surdan oluşan Ünye Kalesi tarihin değişlik dönemlerinde Pontuslar, Romalılar ve Türkler tarafından kullanılmıştır. Son dönemine kadar Osmanlı'nın asker istihdam ettiği bilinmektedir. Kalenin esas yaşam alanı orta bölümdür. Şarap havuzları, hamam ve tuvalet kalıntılarının bulunduğu bu bölümde bir de kutsal alan mevcuttur. Sunak ve mabedin yer aldığı ve daha sonraki dönemde kilise olarak kullanılan bu alanda çok sayıda kayalara oyulmuş mezarlar mevcuttur. Kale'nin girişinde, Pontus Kralı II. Mithridates'e ait olduğu tahmin edilen kaya mezarının üzerinde kartal figürü bulunmaktadır. Prof. Dr. Freely'nin iddiasına göre, edebiyat dünyasının ilk romanı sayılan Jean D'Arras'ın Mélusine adlı romanında geçen Atmaca Kalesi, aslında Ünye Kalesi'dir. Bir dönem nekrapol gibi kullanılan Kale'de, 2011'de yapılan yüzey temizliği sırasında kayalara oyulmuş çok sayıda mezar ve bu mezarların içinde insan kemikleri bulunmuştur. Kalenin muhtelif yerlerinde su kanalları, dehlizler, tünel ve sarnıçlar bulunmaktadır. Kalenin yakınındaki dereye kadar inen bu tünellerin MÖ. I. yüzyılda Romalı komutan Pompeus tarafından doldurulduğu bilinmektedir. Ünye Kalesi'nde bulunan kaya mezarları dışında , Tozkoparan Kaya Mezarı, Balavuz Kaya Mezarı ve Kadavat Kaya Mezarları bulunmaktadır.

AYA NİKOLA
Ünye'nin batısında, Atatürk Mahallesi'nde küçük bir ada üzerinde bulunan kilise kalıntılardan dolayı bu bölgeye Aya Nikola denilmektedir. Adanın karayla bağlantısı yığma taştan yapılan bir bentle sağlanmaktadır. Kilise'nin bugün Ada'yı çevreleyen duvarlarından sadece bir bölümü kalmıştır. 1930'lara ait bir fotoğrafta kilise binasının bir bölümü olduğu anlaşılan şapele benzer bir yapı görülmektedir. Ada üzerindeki bu kalıntı, Tarihçi Panaretos'un Günlükleri'nden ve gezgin Per Minas Bijikşyan'ın yazdığı eserden de anlaşıldığı üzere, Osmanlı öncesinden kalan eski bir kiliseye aittir. Osmanlı döneminde bir çok defa onarımdan geçmiştir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, Hıristiyan aleminde "Noel Baba" olarak bilinen Aya Nicholas 'ın (Aziz Nikola) bu bölgede yaşadığı tespit edilmiş olup, bu kilise onun adıyla ilişkilendirilmiştir.

ÜNYE KÜLTÜR YOLU GÜZERGAHINDA BULUNAN YAPILAR;
Ünye Belediyesi Kültür Yolu Projesi kapsamında bir çok tarihi yapı restore edilerek turizm güzergahı haline getiriliştir.

KEFELİ HAN
Arapça rakamlarla 1288, Latin harfleriyle 1871 tarihi giriş kapısı üzerinde yer almaktadır. Uzun yılar üst katı han, alt kat iş yeri olarak kullanılmıştır. Ünye Hanları içerisinde ayakta kalmayı başarabilen tek yapıdır.

KADILAR YOKUŞU
Osmanlı imparatorluğu döneminde, Ünye'den çok sayıda ünlü kadı (hakim) yetişmiştir. Zamanın kadıları ve kendilerinden sonra gelenler, bu yokuşta konak yaptırmışlar, oturmuşlar ve kadılık namı mahallede babadan oğla sürdüğü için burası bir kadılar mahallesi haline gelmiştir. Bugün, bu konaklardan birçoğu günümüze ulaşmıştır. Orijinal taş döşemeli yolu, taş işçiliğinin en güzel örneklerinin işlendiği sütunlu kapıları ve eski Ünye evleriyle bu yokuşun tamamı müze sokağı gibidir. Sokak, şehir merkezinden kıyıya dik iner, tarihi Eski Hamam'ın yanından Cumhuriyet Meydanı'na bağlanır. Ünye Belediyesi'nin Kültür Yolu Projesi kapsamına alınan Kadılar Sokağı "iyileştirme" programına alınmış, ışıklandırılmış, bazı evlerin dış cephesi yenilenmiş ve bir kısmı restore edilmiştir.

ESKİ ÜNYE EVLERİ VE ÜNYE BELEDİYESİ MÜZE EVİ
Karadeniz mimarisinin en güzel örneklerindendir. Şehir merkezinde bulunan tarihi evlerden yaklaşık 60 tanesi günümüze kadar ayakta kalabilmiştir. Mimari özellikleri ve süslemeleri ile ilgi çeken evlerden bazıları son yıllarda restore edilmektedir. Bu evlerden biri olan Hacı Emin Caddesi'ndeki Müze Ev, Ünye'nin kültürel yaşamını yansıtmaktadır.

HAZİNEDAR KONAĞI VE SARAY SURLARI
On dokuzuncu yüzyılın başında Sancak Beyi Hazinedar Süleyman Paşa deniz kenarındaki bu surların üstüne bir konak yaptırmıştır. Kırım Hanlarının sarayları örnek alınarak yapılan konak, 1850'den sonra çıkan birkaç yangın sonrasında kullanılamaz hale gelmiş ve nihayetinde yıkılmıştır. Konak hakkındaki bilgilerimiz o dönemde Ünye'ye gelen gezgin ve yazarlardan edinilmiştir. Fransız ressam Jules Laurens Ağustos 1847'de Ünye hakkında notlar tutmuş, Ünye Kalesi'nin ve Hazinedar Sarayı'nın görüntüsünü resmetmiştir. Laurens'in Paris Güzel Sanatlar Akademisi'nin duvarını süsleyen tabloları sayesinde bugün, 160 yıl önce yanan Süleyman Paşa Sarayı hakkında ayrıntılı bilgi edinmekteyiz.

HAMAMLAR
İlçede şehir merkezinde biri faal 3 tane tarihi hamam vardır. Şehir merkezinde Saray Caddesi'nde bulunan Yeni Hamam, Cumhuriyet Meydanı'nda Eski Hamam ve Bakırcılar Arastası arkasında bulunan Çifte Hamam'dır.

Eski Hamam
Günümüzde faal durumda bulunan tek hamamdır. Birkaç defa onarımdan geçmiştir. 16. Yüzyıl ortalarında inşa edilen hamamın yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Buna rağmen diğer hamamlardan daha önce inşa edildiği kesindir.
19. yüzyılın başında Süleyman Paşa Sarayı'nın müştemilatı olarak inşa edilen Saray Hamamı ise, Yeni Hamam adıyla 1980'li yıllara kadar hizmet vermiştir. Uzun yıllar kapalı kalan ve harabeye dönen hamam 2017 yılında restore edilmiştir. Yeniden hamam olarak hizmete açılması düşünülmektedir.
19. Yüzyılın sonunda inşa edilen Çifte Hamam ise 1940'lı yıllara kadar hizmet vermiştir. Uzun dönem hizmet dışı kalan hamam bugün harabe halindedir. Çifte Hamam, Mimar Sinan'ın geliştirdiği bir tarza sahiptir. Birbirine simetrik iki bölümden oluşur. Kadın ve erkeklerin ayrı bölümlerde, birbirini görmeden yıkanabilmelerine imkan sağlar.

YALI ORTODOKS KİLİSESİ (Meryem Ana Panaya kilisesi)
Tanzimat sonrası inşa edilen kiliselerdendir. Yapımına 1840'ta başlanmıştır. Bölgedeki Ortodoks Kilise Mimarisinin tipik bir örneğidir.
2015 yılında aslına uygun biçimde restore edilmiştir. Bugün kültür amaçlı toplantı ve sergi salonu olarak kullanılmaktadır. Ünye'de ayakta kalmayı başaran tek kilisedir. Bilinen diğer kiliselerden biri, aynı mahallenin kuzey yamacında Kilise Tepesi denilen yerdedir. 1956'da yıkılarak yerine Meçhul Asker Ortaokulu yapılmıştır. Bir diğer kilise de sadece dış duvar kalıntıları olan Ayanikola'dır.

ÜNYE CAMİLERİ

Saray Cami
Giriş Kapısının üstündeki kitabede, 1721'de Kondoroğlu Ahmet tarafından inşa ettirildiği yazmaktadır. Tamamı Ünye taşından inşa edilmiştir. Ünye merkezde ayakta kalmayı başaran en eski camimizdir. Seksen yıl sonra inşa edilen Haznedar Konağı mensuplarınca kullanılmasından dolayı, Saray Camisi adıyla anılmaya başlanmıştır.
Çömlekçi Cami
Caminin kitabesinde Alemdar Mustafa Ağa adına kerimesi Fatma hanım tarafından Hicri 1235 ( M. 1819) tarihinde inşa edildiği belirtilmektedir.

Hacıosman Ağa Cami Minaresi ve Mezar Taşları
Hacı Osman Ağa Cami 1113 ( M. 1697) yapılmış olmasına rağmen, 1988'de yol genişletilmesi sebebiyle yıkılmış, geri çekilerek yeniden inşa edilmiştir.

Orta Yeni Cami
İnşasına çarşı cemaatinin yardımlarıyla 1891'de başlanan cami, 1896 yılında tamamlanmıştır.

AHŞAP CAMİLER
Ünye ve çevresinde çok sayıda ahşap cami mevcuttur. Türklerin kadim mimari yapısı çivisiz "çantı" yapılardır. Bölgede daha çok ambar (serender) olarak yaygınlaşan bu yapı tarzının 500 yıl öncesine kadar giden ahşap cami örnekleri mevcuttur.

Laleli Cami ,Kabadirek Cami ,Yeni Cuma ve Çayır Camileri çantı tekniğiyle yapılan ahşap camilerin en güzel örnekleridir.

YUNUS EMRE TÜRBESİ
Şiirlerinde insan sevgisini ve barışı ön plana çıkaran büyük tasavvuf şairi Yunus Emre'nin bir makamı da Ünye'dedir. İlçeye 2 km uzaklıkta, Saca mevkiinde inşa edilen bir türbe Yunus Emre'ye ithaf edilmiştir.

ÜNYE TAŞI ve ÇÖMLEKÇİLİK

Ünye Taşı
Doğal Ünye taşları (sarı,beyaz ve kırmızı) Osmanlı döneminden bu yana kullanılmaktadır. Saray Cami, Orta Cami, Çömlekçi Camii ve Ünye'deki bütün eski yapıların sarnıç, dibek, kuyu, ocak (şömine) ve binaların taş aksamı (sütunlu bahçe kapıları, taşlık ve merdivenler) Ünye taşındandır. Tarihte İstanbul'un bazı sarayları ile günümüzde Yeditepe Üniversitesi (Sarı ve kırmızı Ünye Taşı'ndan) inşa edilmiş olup, yapımı sürmekte olan Çamlıca Camii ( Beyaz Ünye taşından) inşa edilmektedir. Siyah Ünye Taşı, fırın taşı olarak bilinir ve fırın yapımında kullanılır. Halen bölgemizden çıkarılan Ünye taşı, Ünye'deki fabrikalarda işlenmekte ve yurt genelinde kullanılmaktadır.
Çömlekçilik
1950'li yıllarda Ünye'de yoğun olarak faaliyet gösteren çömlek yapımı, Ünye'de 80'li yıllara kadar sürmüştür. Bölgede ayrıcalık yaratan bu sektörden günümüze işleyen tek fırın ve iki adet atıl vaziyette eski çömlek fırınları kalmıştır.

ÜNYE' DE GÖRÜLEBİLECEK DOĞAL YERLER

Şehir merkezine çok yakın, toplu taşıma araçlarıyla ulaşılabilecek yerler;

Yazkonağı Mağarası, Çamlık, Çakırtepe, Çınarsuyu, Asarkaya, Kızılkaya, Çet Dağı ve Karaarmut Yaylası…